Bana Felsefe Yapma Koçum

İnsanların kendilerini ya da olayları sorgulaması için konunun derinine inmeye yönelik bir yaklaşımda bulunduğunuzda onları düşünmeye zorlarsınız. Karşı tarafta bu sorgulama sonucunda ya inandığı doğruları kaybetme (yanılmış olmanın) korkusu oluşur ya da kafa yorup düşünmek zor gelir,  kaçmak için de "felsefe yapmayı bırak" derler.  Diğer kullanım da yargılara sıkıca bağlı olmayan, farklı bakış açılarını göstermeye çalışan ve derin düşünen insanları anlamadıklarında demogoji yapıyormuşcasına eleştirmek için kullanılan bir deyimdir. Bazen geyik muhabbeti yapanlar için de kullanılır ki bu tamamen yersiz, bilinçsizce  bir kullanımdır. Avrupa ve Amerika’da "felsefe" denildiğinde insanlar neredeyse kalkıp düğmelerini iliklerken, Ege kıyılarımızda doğan "düşünce sanatına" karşı bu kadar duyarsız ve bilgisiz oluşumuz, biraz komik :)

Felsefenin derinliğini, filozofları, akımları herkes bilmek istemeyebilir ama herkesin kendine ait bir yaşam felsefesinin olması, kendini ve hayatı sorgulayan bir tavrı olması çok önemli.  Bunun için felsefenin ne olduğunu ve ne işe yarayabileceğini en basit ama doğru şekliyle anlamak iyi olacaktır. Böylece hem felsefe kavramını daha iyi tanımış oluruz hem de kendimize ve hayata karşı yeni bir yaklaşım elde edebiliriz. Felsefe otoritelerinin, üstatların iznine sığınarak en basit şekliyle ve her insanın ihtiyacına hitap edebilecek şekilde anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle şunu bilelim: Felsefe Yunancada "Hikmet seven" anlamına gelir. Şimdi, bazı ünlü düşünür ve filozofların  felsefe tanımlarına göz atalım.

İslam filozoflarından Kindi’ye göre "İnsan sanatlarının değer ve mertebe bakımından en üstünü felsefedir. İnsanın gücü ölçüsünde varlığın hâkikatini bilmesidir."

Karl  Jasper'a göre "İnsanın düşünerek kendi varoluşunun bilincine vardığı her yerde felsefe vardır. Çünkü düşünen insan, doğru-yanlış, sığ-derin, kısa soluklu-uzun soluklu, bir temellendirme içinde felsefe yapıyor demektir."

Sokrates "İnsanın kendini bilmesidir. İnsanın kendi zihin dünyasını tanımasıdır" diye tanımlar felsefeyi.

Platon "Felsefe insanın gücü ölçüsünde ebedi ve külli olan varlıkların hâkikat ve mahiyetini bilmesidir. İnsanın gücü ölçüsünde Tanrı'nın fiillerine benzemesidir. Tanrı en yüksek iyidir. Her iyilik, güzelliğin kaynağıdır. İnsanın bu ideal güzelliği her yönüyle kavrayabilmesini, kendi fiil ve davranışlarının da mükemmel ve erdemli olmasını sağlayacak ancak felsefedir."

Yine İslam filozoflarından Farabi’nin güzel bir açıklaması: "Hikmet bilgisi insana gerçek mutluluğun ne olduğunu, ameli hikmet de bu mutluluğu elde etmenin yollarını bildirir. Nitekim ruhun varoluş amacı kendisini nihai mutluluğa ulaştıracak olan hikmet ve fazilettir."

Şimdi biraz da daha modern tanımlara bakarsak FELSEFE:

- Mantık, ahlak, estetik, fizik ötesi ve bilgi kuramı gibi alanlardan oluşan geniş bir sosyalbilim alanı.

- Bir konuda soyut düşünme.

- Bir filozofun, bir felsefi okulun, bir çağın öğretisi.

- Olguları  ve değerleri sorgulayan. Tümel kavramları, anlamları, amaç ve idealleri sorgulayan.

Bireyselliğe indirdiğimizde de "Bir kişinin davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş."

Şimdi, bu bilgilerin ışığında felsefeyi kendi hayatımıza uygularsak nasıl olur? Kendimizi ve hayatı anlamlandırma, yaşam kalitemizi artırma, arınma ya da Tanrı’yı daha çok bilme yolculuğunda giderken başkalarının akıllarını ezberleyerek gitmek yerine felsefi bakış açısından yararlanmak çok daha iyi olmaz mı? Öğrendiğimiz kalıpları yeni baştan sorgulasak, kalıpları kırsak, düşünüp araştırsak, farklı açılardan baksak, esnek ve özgür düşünsek, kendimizi tanıyıp, başkalarının bize giydirdiği, üstümüze oturmayan yaşam tarzından sıyrılıp kendimizi bilme yollarını araştırsak nasıl olurdu? Başkalarının aklıyla değil kendi aklımızı etkin bir şekilde kullanarak kendimize bir yaşam felsefesi oluştursak, kendimizin filozofu olsak nasıl olurdu?

Kolay değil tabii ki bunları yapmak. Alışılmışın dışına çıkıp sürüden ayrılmak. Kolay değil tabii ki hazır akıllardan vazgeçip, bildiklerinin yanlış olduğu durumlarla yüzleşmek. Kolay değil tabii derin düşünmek, sorgulamak, araştırmak. Ama bu yazıyı buraya kadar okuduysanız siz ya hazırsınız ya da zaten bu yolda gidiyorsunuz :)  Şimdi çok uzatmayayım yazıyı, bir sonraki yazımda felsefenin işlevlerinden bahsedeceğim. Bu yazı için son sözüm şu: "Bana felsefe yapma" değil "gel biraz felsefe yapalım" yeni  mottomuz olsun :)

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin...

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

 

Kimler Akıllıdır?

Akıllı olmak sadece seçkin insanlara mı ait bir özellik midir yoksa her insan akıllı mıdır? Yaptığım sosyolojik, psikolojik, nörolojik ve felsefi araştırmalara göre akıl, her insan için vardır ama kullanıp kullanmamak ya da ne amaçlı kullanacağı kişiye kalmıştı... devamını oku

Belki de Sen, Yüzüncü Maymun Olabilirsin

Gündemde olaylar alıp başını giderken bu olaylara fazla takılmadan kendi üzerlerine odaklanmış, içsel huzur ve dengeyi yakalamış (ya da yakamla gayreti içinde) olanlara gündem takipçileri pek hoş gözle bakmıyorlar. Bu arada gündemciler de kendi arasın... devamını oku

CÖMERTLİK

Bugün de güzel erdemlerden, önemli insani değerlerden biri olan CÖMERTLİK kapısından bakalım istedim. Modern çağın madde ve etiket yoğunluklu dünyasında çok da hatırlanmayan ama acilen hatırlanması ve içselleştirilmesi gereken değerlerimizden biri.... devamını oku

Bilmeden Öğreniyoruz Ama Bilerek Seçebiliriz

Çocukluğumuzdan bu yana ailemiz, çevremiz, deneyimlerimiz, televizyon ve artık internet aracılığıyla da bilmeden yani farkında olmadan pek çok şeyi öğreniyoruz. Çevremizden gelen fikirleri, söylemleri, yazıları düşünce kalıpları olarak zihnimize alı... devamını oku

Sorgulanmayan Hayat Yaşanmaya Değmez

"Sorgulanmaya hayat yaşanmaya değmez" derken Sokrates bir fanteziyi değil, evrensel bir gerçeği dile getiriyordu. Sıradan bir insan evrende olup biteni, canlı cansız varlıklar arasında cereyan eden olayları merak ve hayranlık duygusuna kapılmadan, sıradan ya da kaderci gör&u... devamını oku

DİL ve ZİHİN

İnsanın en çok güvendiği duyu organı gözdür. Çok sık kullanılan deyimlerden biridir hatta "gözümle görmediğime inanmam". Diğer yandan da görmediğimiz pek çok şeye inanırız. Örneğin duyguları göremeyiz ama kendimizin veya ... devamını oku

Olumsuzluklardan Arın

Olumsuzluklar hayatın bir parçasıdır. Daima olacaklar ama sürekli olumsuzluklara odaklanırsan elbette dengeni kaybedersin. Zihnin sana sürekli olumsuzlukları göstererek geribildirim verir ve sen kendini daha da kötü hissedersin. Bin metrelik yolun 300 metresini y&u... devamını oku

Bana Felsefe Yapma Koçum

İnsanların kendilerini ya da olayları sorgulaması için konunun derinine inmeye yönelik bir yaklaşımda bulunduğunuzda onları düşünmeye zorlarsınız. Karşı tarafta bu sorgulama sonucunda ya inandığı doğruları kaybetme (yanılmış olmanın) korkusu oluşur ya da kafa yorup düş&... devamını oku

Güzel İletişim Kurmanın Birinci Adımı Dinlemek

İnsan sosyal bir varlık olarak hayatını idame ederken sözlü veya sözsüz olarak sürekli bir iletişim halindedir. Evet, konuşmadığımız zamanlarda bile bedenimizle, iç sesimizle ve enerji alanımızla sürekli bir iletişim halindeyiz. Bugünkü yazımın konus... devamını oku

Yeni Çağda Koç Öğretmenler

Genelde yazılarımı etrafımda olup biten, kulak misafiri olduğum, gözlem ya da seans yaptığım  konular üzerine yazıyorum. Konu her zaman gelip beni buluyor :) "Yaz Arzu yaz, yaz da paylaş, belki başkalarının da hayatına bir kolaylık olur" diye bir iç ses beni yö... devamını oku