DİL ve ZİHİN

İnsanın en çok güvendiği duyu organı gözdür. Çok sık kullanılan deyimlerden biridir hatta "gözümle görmediğime inanmam". Diğer yandan da görmediğimiz pek çok şeye inanırız. Örneğin duyguları göremeyiz ama kendimizin veya başkasının kızgın ya da neşeli olduğunu fark ettiğimizde duyguları dolaylı yönden görmüş oluruz. Bedene yansıyan duyguların bedendeki hareketi  ve  değişimiyle duyguların varlığını fark eder, onların varlığına inanırız. Duyguyu duygu olarak görmüyoruz ama onun form değiştirmiş haliyle, yansıması aracılığıyla onu fark ediyoruz. "Kızgın birini gördüm" dediğimizde aslında kaşlarını çatmış, hızlı nefes alıp veren, kasları kasılmış bir insan görürüz. Ama dile getirirken kızgınlığı gördüm deriz. Aslında kızgın olduğunu anlamışızdır. Görme duyumuza çok güveniyorsak özellikle görsel algımız yüksekse, ki çoğu insanın öncü temsil sistemidir, bu yüzden "görme" kelimesini hem çok kullanır hem de anlamak ve inanmak için görmek isteriz. Oysa görme duyumuz bizi bir o kadar da yanıltabilir :) Algımıza göre zihnimiz illüzyonlara girer  ve çok hata yapar. Ama bu yanılgılar bugünkü yazımızın ana konusu değil J Bugün konumuz, düşünceleri görmek :)  

Peki, düşüncelerimiz görebilir miyiz? Fiziken hayır ama bu, onların yok olduğu anlamına gelmiyor. Elimizi, ayağımızı ya da karnımızı görüyoruz, yüzümüzü, arkamızı göremiyoruz ama bir ayna aracılığıyla onları da görüyoruz. Ona göre de bedenimizin bir yerinde sorun varsa fark ediyoruz ve düzeltmek için çaba harcıyoruz. Yıkanıp temizlenmek, üstümüze başımıza çekidüzen vermek ya da doktora gitmek gibi.

Peki, düşüncelerimizi görebiliyor muyuz? Yapılan araştırmalar, insanların günde ortalama 60.000-70.000 düşünceyi zihinlerinden geçirdiklerini söylerken biz bu düşünceleri özellikle de kalıplaşmış düşüncelerimizi nasıl görebiliriz?

Düşünceler, dil aracılığıyla görünür olur, konuşma dilimizi takip edersek düşüncelerimizi görebiliriz. Düşünceyi dil yansıttığı gibi dil de düşünceleri yeni baştan inşa edebilir. Şöyle ki "biliyorum ki benim sorunlarım zor şeyler, problem büyük anlayacağın, kendimi sıkışmış hissediyorum" gibi dilde olan bir yansımanın düşünce kökleri "zor, problem, sorun, sıkışmışlık" kelimeleridir ve bunu tekrar tekrar dile getirdiğimizde bu kullandığımız dil tekrar aynı düşünceleri zihnimize geri verir. Ve kısır döngü devam eder. Oysa konuştuğumuz dilde kelimeler aracılığıyla düşüncenin kökünü fark edip yeni baştan inşa edersek zihni de yeni baştan kurgulamaya başlarız. Örnekteki dilde yansıyan düşünceyi şöyle değiştirebiliriz: "Çözülmeyi bekleyen durumlarım var, kolay değil ama bir şekilde çözerek rahatlayabilirim". Dilimizin içinde kullandığımız kelimelerin köklerini olumlu hale dönüştürmek, hem kendimizi daha iyi hissettirir hem de zihni olumlu yönde yeniden kurgular. Böylelikle düşünce şeklimiz değişmeye başlar, anlamlar değişir, tepkiler, davranışlar değişir, sonuçlar değişir. :)

Sorunlarınızın neden devam ettiğini anlamak istiyorsanız o konuyla ilgili düşüncelerinizi dile dökün. Sonra onları çözüm odaklı, olumlu kök kelimeler kullanarak değiştirin. Ve öyle yazın, öyle konuşun, zihninizde yeniden yapılansınlar. Zihnimiz yeniden yapılandırmaya müsaittir. Zaten bunu kendi başına da yapar ama çoğu zaman olumsuzca yapar maalesef. 

Evet güzel insan, bu hafta dilinde düşüncelerini gördüğün bir hafta olsun :)

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin...

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

 

 

Kimler Akıllıdır?

Akıllı olmak sadece seçkin insanlara mı ait bir özellik midir yoksa her insan akıllı mıdır? Yaptığım sosyolojik, psikolojik, nörolojik ve felsefi araştırmalara göre akıl, her insan için vardır ama kullanıp kullanmamak ya da ne amaçlı kullanacağı kişiye kalmıştı... devamını oku

Belki de Sen, Yüzüncü Maymun Olabilirsin

Gündemde olaylar alıp başını giderken bu olaylara fazla takılmadan kendi üzerlerine odaklanmış, içsel huzur ve dengeyi yakalamış (ya da yakamla gayreti içinde) olanlara gündem takipçileri pek hoş gözle bakmıyorlar. Bu arada gündemciler de kendi arasın... devamını oku

CÖMERTLİK

Bugün de güzel erdemlerden, önemli insani değerlerden biri olan CÖMERTLİK kapısından bakalım istedim. Modern çağın madde ve etiket yoğunluklu dünyasında çok da hatırlanmayan ama acilen hatırlanması ve içselleştirilmesi gereken değerlerimizden biri.... devamını oku

Bilmeden Öğreniyoruz Ama Bilerek Seçebiliriz

Çocukluğumuzdan bu yana ailemiz, çevremiz, deneyimlerimiz, televizyon ve artık internet aracılığıyla da bilmeden yani farkında olmadan pek çok şeyi öğreniyoruz. Çevremizden gelen fikirleri, söylemleri, yazıları düşünce kalıpları olarak zihnimize alı... devamını oku

Sorgulanmayan Hayat Yaşanmaya Değmez

"Sorgulanmaya hayat yaşanmaya değmez" derken Sokrates bir fanteziyi değil, evrensel bir gerçeği dile getiriyordu. Sıradan bir insan evrende olup biteni, canlı cansız varlıklar arasında cereyan eden olayları merak ve hayranlık duygusuna kapılmadan, sıradan ya da kaderci gör&u... devamını oku

DİL ve ZİHİN

İnsanın en çok güvendiği duyu organı gözdür. Çok sık kullanılan deyimlerden biridir hatta "gözümle görmediğime inanmam". Diğer yandan da görmediğimiz pek çok şeye inanırız. Örneğin duyguları göremeyiz ama kendimizin veya ... devamını oku

Olumsuzluklardan Arın

Olumsuzluklar hayatın bir parçasıdır. Daima olacaklar ama sürekli olumsuzluklara odaklanırsan elbette dengeni kaybedersin. Zihnin sana sürekli olumsuzlukları göstererek geribildirim verir ve sen kendini daha da kötü hissedersin. Bin metrelik yolun 300 metresini y&u... devamını oku

Bana Felsefe Yapma Koçum

İnsanların kendilerini ya da olayları sorgulaması için konunun derinine inmeye yönelik bir yaklaşımda bulunduğunuzda onları düşünmeye zorlarsınız. Karşı tarafta bu sorgulama sonucunda ya inandığı doğruları kaybetme (yanılmış olmanın) korkusu oluşur ya da kafa yorup düş&... devamını oku

Güzel İletişim Kurmanın Birinci Adımı Dinlemek

İnsan sosyal bir varlık olarak hayatını idame ederken sözlü veya sözsüz olarak sürekli bir iletişim halindedir. Evet, konuşmadığımız zamanlarda bile bedenimizle, iç sesimizle ve enerji alanımızla sürekli bir iletişim halindeyiz. Bugünkü yazımın konus... devamını oku

Yeni Çağda Koç Öğretmenler

Genelde yazılarımı etrafımda olup biten, kulak misafiri olduğum, gözlem ya da seans yaptığım  konular üzerine yazıyorum. Konu her zaman gelip beni buluyor :) "Yaz Arzu yaz, yaz da paylaş, belki başkalarının da hayatına bir kolaylık olur" diye bir iç ses beni yö... devamını oku