Kendini Yaşayamamak

Binlerce yıl geçmesine rağmen nasıl olur da insanlık adına aynı sorun devam eder diye sormadan edemiyor insan, yani ben :)… Çocukluk zamanında öğretilmiş çaresizlikler, korkular, devredilmiş miras düşünceler ve sonuç olarak yaşanılamayan hayatlar. İşte bu yüzdendir o yaşanılan hayatlar sanki üstüne oturmayan bir elbise gibidir. Kolu bacağı sıkar ya da sırtı beli bol gelir. Rahatsızsındır ama giymeye devam edersin. Sanırsın ki çıkarıp atsan çıplak kalacaksın. Oysa yok mudur bunun başka bir yolu? Mesela kendine terzi olamaz mı insan? Tabii hemen şimdi aklına “terzi kendi söküğünü dikemez” sözü geldi değil mi :) işte bu da öğretildi bize :) Niye dikemesin ki çıkarır üstündekini keser, biçer, diker. Hatta isterse üstündeyken bile diker, yeter ki istesin, yeter ki niyetine girip emek ve zaman harcasın…

Bir çocuk düşün 30-40 yıl öncesinden sen gibi, ben gibi… 8-10 yaşlarında. Öğrenmeye, araştırmaya, sorgulamaya aç bir ruh. Öğretmeni ne anlatsa kale alıyor ve daha çok bilmek istiyor. Eve gidince koca koca ansiklopedileri açıp daha da öğrenmek istiyor. Yetmiyor bulduğu daha fazla bilgiyi okula taşımak istiyor. Küçücük boyuna, minicik bedenine fazla gelen üç beş ansiklopediyi de yüklenip sırtına, düşüyor okul yollarına. Ve bir gün öğretmeni şikâyet ediyor ailesine “yeter artık bu kadar kurcalamasın her şeyi” diye… Ve ailesi, mirasını emanet ediyor küçücük çocuğun zihnine: “Dikkat çekme, farklı olma, herkes gibi uy olup bitene. Sonra sevmezler seni, dışlarlar. Kötü olursun”. Öğretmen de çocuğu çok yanlış bir şey yapıyormuş gibi sınıf içinde azarlıyor. Ve bu çocuk, bugün 30 yaşında bir yetişkin olarak istediği hiçbir hayali yapamamaktan, kendini geliştirememiş olmaktan acı çekiyor. “Tüm hayallerim karşıdan bana el sallayan, giderek ufuk çizgisinde kaybolan tablolar gibi bakıyor” diyor. “Aynı olmaktan öte silik bir insan oldum, korkumdan kendim olamadım” diye ağlıyor. “Yalnız kalmamak, dışlanmamak için kendimi bırakırken daha da yalnız kaldım” diyor 30 yaşında olan bedenin içinden bakan 10 yaşındaki gözler… Kim bilir sende de ne anılar vardır böyle.

Olan olmuştur olmayan da olmamıştır derler. Doğrudur ama daha doğrusu; olan olmuştur olmayan henüz olmamıştır :) İstersen olacaktır. Çocuklukta yüklenen miras devredilmiştir ama farkındalık ışığına geldiğinde istersek değiştirebiliriz. Şimdi bu yazıya konu olan güzel kardeşimiz gibi. :) Farkındalık, cesaret, adım atıp sorumluluk almak ve sen olmayan kendinden kendini özgürleştirmek. Yazının başına dönecek olursak belki de bu miras düşünceler, daha binlerce yıl devam edecek. Ve olan olacak ama olmayan halimiz biz istersek olacak. FARKINDALIK-CESARET-SORUMLULUK.

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

www.arzubiyiklioglu.com

instagram.com/arzu.biyiklioglu/

facebook.com/arzubiyikliogluofficial/

 

Anlamlı Sözlerin Kıymetinde Bir Yaşam

Hepimizin kendine göre sevdiği sözler vardır. Düşünürlerin, filozofların ya da ataların ağzından çıkmış; kulağa küpe olacak, yaşama ders olacak sözler. Hatta yaşam felsefesi şeklindedir bazıları. Sosyal medyada da bazen birilerine gönderme olarak, ba... devamını oku

Kendini Yaşayamamak

Binlerce yıl geçmesine rağmen nasıl olur da insanlık adına aynı sorun devam eder diye sormadan edemiyor insan, yani ben :)… Çocukluk zamanında öğretilmiş çaresizlikler, korkular, devredilmiş miras düşünceler ve sonuç olarak yaşanılamayan hayatlar.... devamını oku

Felsefe Günlüğü 2

FELSEFE GÜNLÜĞÜM“KİNDİ”Kişisel gelişime ilgisi olan, kendisiyle bir yola çıkmış her insanın yolu, bir zaman sonra felsefeyle mutlaka kesişecektir. Ama elimizde akıcı dille yazılan, felsefeyi basitçe her insanın anlayabileceği ... devamını oku

Arzu'nun Felsefe günlüğü (1)

Kendi kendime konuşurken yine parmaklarım kaşındı, kendimi bilgisayarın başında buldum. “Yazmayıp da ne yapacaksın Arzu?” diyen o iç sesi hep dinledim. İyi ki dinlemişim, şimdi bana kafandan geçenleri anlat desen şu an yazdığım gibi rahat anlatamam. Çünkü... devamını oku

Sihirli Kelimeler

Kalbinden öylesine samimiyetle akıp gelen ve iki dudağının arasından evrene karışırken gözlerinin de onayında parıldayan bir çift söz: “Teşekkür ederim, seni seviyorum.” Ne kadar az duyuyoruz, ne kadar az söylüyoruz. Çağımızın lüksü... devamını oku

Bu Bayram Şiir Olsam!

Bu bayram RÜZGAR olup gelsem, pencerenden girip perdelerine bahar kokusu bıraksam…Ya da kuş olup gelsem, yanındaki ağaç dallarından sana bir şarkı söylesem….Ya da ben bu BAYRAM kutup yıldızı olsam, başını yukarı kaldırdığında göz göze gelsek&... devamını oku

Kendi Hayatını Yaşamaya Var mısın?

Geldik gidiyoruz! Dünyada bir gün öleceğini bilerek yaşama çabasında olan tek varlık insan olarak bizler yaşamlarımızın içini nasıl ve neyle dolduruyoruz? Hangi tarihte öleceğimiz, belki kodlarımızda var ve bunu değiştiremeyiz ya da tarih belli değil yaşarken bir... devamını oku

Korkuların ve Hayallerin Seçim Gücü

Son yıllarda çokça merak ve ilgi konusu olan “çekim gücü” hayallerimize ulaşma aracı olarak kimimiz için harika deneyimler yaşattı, kimimiz için yalan oldu desek yeridir. Peki, çekim gücü çalışmaları, neden bazı insa... devamını oku

Kimler Akıllıdır?

Akıllı olmak sadece seçkin insanlara mı ait bir özellik midir yoksa her insan akıllı mıdır? Yaptığım sosyolojik, psikolojik, nörolojik ve felsefi araştırmalara göre akıl, her insan için vardır ama kullanıp kullanmamak ya da ne amaçlı kullanacağı kişiye kalmıştı... devamını oku

Belki de Sen, Yüzüncü Maymun Olabilirsin

Gündemde olaylar alıp başını giderken bu olaylara fazla takılmadan kendi üzerlerine odaklanmış, içsel huzur ve dengeyi yakalamış (ya da yakamla gayreti içinde) olanlara gündem takipçileri pek hoş gözle bakmıyorlar. Bu arada gündemciler de kendi arasın... devamını oku