Haberler

iki çocuk, oyun oynarken tüm yaratıcılıklarını kullanıp ayakkabı kutularından bir televizyon yapar. 🙂 Ekranın arkasına geçer ve sırayla spikerlik yaparak "şimdi haberler" diye programı sunmaya başlar. Yüzleri gülmektedir; fakat sundukları haberler hiç de öyle değildir…

– Dans etmeyi seven Merve çok eğleniyordu, düşüp elini kırdı; bir daha dans edemeyecek.

– Voleybol oynamaya giden Didem bir daha eve dönmedi.

– Çocuklar oyun oynarken çok eğlenir, oyun çocukların büyümesine yardımcı olur. Ama dikkatli olun, oynarken kafanıza taş atanlar sizi öldürebilir.

– Parkta oynamaya giden Deniz'e biber gazı sıktılar, hastanede yatıyor.

Anne şaşkınlık içinde sorar: "Ne biçim haberler bunlar? Doğru düzgün bir haber yapın, güzel şeyler söyleyin." Çocuklar daha da şaşkın halde cevap verir: "Ama o zaman haberler olmaz ki, televizyonda hep kötü şeyleri böyle veriyorlar."

Evet, maalesef haberler eşittir kötü haberler olmuş durumda. Yüzde sekseni kötü olaylar, yüzde on beşi saçma, dikkat dağıtıcı haberler, kalan yüzde beşe güzel bir gelişme haberi giriyor. Bugün kim televizyonu, radyoyu ya da gazeteyi "hadi bakalım, bugünlerde güzel neler olmuş, nasıl güzel gelişmeler olmuş acaba" diye, olumlu bir beklenti ya da olumlu bir niyetle açıyor? Bunun cevabı için net istatistik bir araştırma yapmadım ama oranın çok düşük olduğu belli…

Ben bir gün, güzel heberler duymak, görmek için haberleri heyecanla beklediğimiz günlerin olduğu bir dünya hayal ediyorum. Tabii ki olumsuz olan olayları da bileceğiz, takip edeceğiz ama bu dünyada hiç mi güzel bir şeyler olmuyor?

– ilaçsız ya da ameliyatsız iyileşenler.

– insanlığa, doğaya faydalı icatlar.

– insanlığa değer katacak başarılar, güzel gelişmeler, sevgi haberleri, umut haberleri…

Oluyor tabii ki; oluyor da ses getirmiyor…

Olumsuz haberleri duyup, görerek daha olumsuz, korku dolu bir algı alanı ile daha fazla olumsuzluk yarattığımızın bir an önce farkına varsak hem kendimize hem çocuklarımıza güzel bir iyilik yapmış olacağız…

Haber vermek için illa televizyonda haberlere çıkmak gerekmiyor, herkes, her gün eşine dostuna bir şeylerin haberini yetiştiriyor. Siz hangi haberleri taşıyorsunuz etrafa, kendinizle ilgili, başkalarıyla ilgili, dünya ile ilgili?

Hadi, bu hafta güzel haberler haftası yapalım, sadece güzel haberleri duyalım, görelim ve birbirimize taşıyalım. Bu, polyanacılık mı olur? Bu, "aman nazara geliriz" mi olur? Nasıl isterseniz öyle olur. Bence biraz enerji yükseltmek, biraz umutlanmak ve biraz da geleceğe olumlu davetiye yollamak olur…

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

By | 1970-01-01T00:00:00+02:00 Ocak 1st, 1970|Farkındalık ve Değişim Koçluğu|Yorum Yok

About the Author:

Yorum Bırak