Vaktinizi Neye Harcıyorsunuz?

//Vaktinizi Neye Harcıyorsunuz?

Vaktinizi Neye Harcıyorsunuz?

Bir iş yerinde çalışsın ya da çalışmasın herkesin vakit sıkıntısı var. Tam olarak nelere vakit harcadığınızı tespit etmenin, FARKINA varmanın zamanı geldi. Evet, gün boyunca sizi neler meşgul ediyor?

Danışanlarımdan bir hafta boyunca uyandıktan, yatana kadar neler yaptıklarını saati saatine, bir bir not almalarını isterim. Sonra da beraberce bu listeyi inceleriz. Çoğu kişi bu listeyi oluştururken bazı şeylere gereksiz yere vakit harcadığını fark eder, beraberce listeyi irdelediğimizde bazı işleri sadece bir alışkanlık olduğu için yaptıklarını veya çok daha az vakit harcayarak yapabileceklerini fark ederler.

Geçenlerde bir ev kadınıyla çalışıyorduk, ondan bu uygulamayı yapmasını istedim. Bir hafta sonra bana geldiğinde günde üç saatini internette gezinerek geçirdiğini ve haftada buna yirmi bir saat harcadığını fark etmişti. “Aman tanrım! Neredeyse tam bir günüm internet başında anlamsızca gezinmekle geçiyor” dedi. Eski kayıtlarına geri dönüp baktığımızda “hayat çok kısa, zaman çok çabuk geçiyor” gibi düşüncelerinin de olduğunu görünce zamanını nasıl da boşa harcadığını iyice anladı. Hemen internet gezintilerini bir saate düşürüp geriye kalan iki saatini (haftada 14 saatini) daha iyi bir şekilde değerlendirmeye karar verdi.

Başka bir danışanım 21 ve 25 yaşında çocuklarıyla beraber yaşıyordu. Çocukların ayrı zevklerine göre yemek pişirmek (her gün 4 çeşit), hâlâ odalarını toplamak ve çamaşırlarını yıkamak, ütülemekle günde beş saatini harcadığını fark etti. Tabi ki fark etmesi gereken bir şey daha vardı, çocukları artık beş yaşında değildi… 🙂 Ama o yılların alışkanlığıyla aynı şeyleri yapmaya devam ediyordu, kendine olan özdeğerini ve saygısını farkında olmadan yitiriyordu. Ve her geçen gün daha da mutsuz oluyordu. Danışanıma böyle davranmaya daha ne kadar devam edeceğini sorduğumda “herhalde onlar evlenip gidene kadar” diye cevap verdi, yüzündeki umutsuz ifadeyi görebiliyordum. Peki, sence ne zaman evlenecekler 3 yıl sonra, 5 yıl sonra ya da hiçbir zaman? Aslında kendini kandırıyordu, çünkü bunları bırakınca ne yapacağını bilemiyordu, bir hayali yoktu. Kendisinden o kadar uzaklaşmıştı ki “bir hafta tek başına kalsan nasıl değerlendirirsin zamanını” dediğimde bir hayal kuramadı. Çocukları evlendiğinde kendisi için bir şeyler yapmaktan çok, çocuklarının evine yardıma gitmesi daha mümkün gözüküyordu. Kendisinin birkaç kez bir film izler gibi yaşantısını dışarıdan izlemesini sağladıktan sonra, bana “ben o kadın gibi vaktimi harcamak istemiyorum, vaktimi kendim için kullanmak istiyorum” dedi. Bu kez gözlerinde kararlılığı görmüştüm. Artık günde iki çeşit yemek yapıyor, çocukların odasını kesinlikle toplamıyor ve sadece çamaşırları ayarlıyordu. Çalışan çocukları kazandıkları paradan bir bütçe ayırarak ütü işini başkasına devretmişlerdi. Böylelikle kendisi için günde 2 saat kazanmıştı. Bir saatini spora, bir saatini de halk eğitimin takı kursuna gitmek için harcayacaktı.

Gün içinde zamanı iyi değerlendirememe konusunda çok örnek yazabilirim; ama asıl önemli olan sizin hemen bu uygulamayı kendiniz için yapmanız. O meşhur kişisel gelişim defterinize bir haftalık yaşantınızı saati saatine kaydedip, önce farkına varmanız.

Diyelim ki listeyi yaptınız ve hâlâ neye fazladan ya da gereksiz yere vakit harcadığınızı bulamadınız. Her iş için kendinize şu soruyu sorun: “Bunu gerçekten yapmak zorunda mıyım? Bunu gerçekten yapmak istiyor muyum? Yapmazsam ne olur? Daha başka, daha kolay nasıl yapabilirim? Bunu benden başka kimse yapamaz mı? Bunu kime devredebilirim?”

Bu soruları dürüstçe cevapladığınızda mutlaka günde bir-iki saatinizi boşaltıp, dinlenebilir ya da daha değerli bir şey için kullanabilirsiniz. Hani hep dersiniz ya “Ahh ahh bir vakit olsa ben biliyorum ne yapacağımı…”

Evet, hemen şimdi başlayın yazmaya, bugün sabahtan beri neler yaptığınızı ve tam bir hafta sonra sakince bir kenara geçip tek tek sorularınızı sormaya başlayın.

Sevgiyle ve sağlıkla ilerleyin…

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

 

By | 2013-03-12T00:59:00+02:00 Mart 12th, 2013|Farkındalık ve Değişim Koçluğu|Yorum Yok

About the Author:

Yorum Bırak