Yalandan Enerjiler

Yalandan Enerjiler

Mutlu olmanın ahlaklı ve erdemli olmaktan geçtiğini savunan ünlü filozof Aristoteles'e sormuşlar "yalan söylemekle ne kaybederiz?" diye. Aristoteles cevaplamış: "Doğru söylediğiniz zaman bile karşınızdakini inandırmayı."

Hiçbir yalan sonsuza dek gizli kalmıyor, hele bu zamanda enerjilerin çok hızlı geri dönüşümüyle yalanlar dönüp dolaşıp insana geri geliyor. Birkaç kez yalan söylediğiniz fark edilince artık kuşku duyulan bir insan oluyorsunuz. Çocukluğumuzdan da bildiğimiz yalancı çoban hikâyesinde olduğu gibi doğru söylediğinizde bile karşınızdakini inandıramıyorsunuz.

insan neden yalan söyler:

– Kendi çıkarlarını korumak için.

– Kandırmak için.

– Korktuğu için.

– Kaybetmemek için.

– Yanlış anlaşılacağını düşündüğü için.

– Karşısındakini üzmemek ya da kızdırmamak için.

– Sadece alışkanlık olduğu için (ki bu da öğrenilmiştir bir sebebi, faydası vardır).

Bu listeyi uzatabiliriz; ama önemli olan, sebep ne olursa olsun yalanın söylenmesi ve onun üstümüzde yarattığı enerji alanı. Çünkü her yalan, zihinden kendini barındırmaya devam eder. Hiç kimse kendi yalanıyla yüzleşmekten, onun ortaya çıkmasından hoşlanmaz. Zaten hoşlansaydı yalanı değil doğruyu söylerdi 🙂 işte, bu sebepten söylenen yalan sürekli zihinde tutulur, sık sık hatırlanır. Mesela yalan söylediğiniz kişinin adı geçtiğinde ya da onu her gördüğünüzde yalanınızı da hatırlarsınız. Ya da ya ortaya çıkarsa diye sık sık düşünürsünüz hatta korkarsınız. Bir de yalana bağlantılı konularda yeni yalanlar da söylemeniz gerekir. Yalan ortaya çıkmasın diye her zaman yeni yalanlara ihtiyacınız olur. Ve zihninizde yavru yalanlar da dolaşmaya başlar. Zamanla düşündüğünüz şeyi çoğaltır, kendinize çekmeye başlarsınız. Etrafınızda size de yalan söyleyen insanlar artar. Çünkü artık siz kendinize yalan enerji çemberi oluşturmuşsunuzdur. Bu sefer odağınız başkalarının sizi kandırıyor, aldatıyor olmasıdır. Kimse samimi değil, kimseye inanmıyorum, güvenmiyorum dersiniz…

Hepimizin büyürken geliştirdiği hayat değerleri var; ben bunlara "değerler ağacımız" diyorum. Kimimiz için sağlık, başarı, saygınlık önceliyken kimimiz için özgürlük, para, kariyer öncelikli olabiliyor. Ama çoğumuzda samimiyet, dürüstlük ve güven ilk beş değerimizin içine giriyor. Bunun anlamı da karşı taraftan güven, samimiyet, dürüstlük bekliyoruz. insanları ve olayları bu değerlerimize göre yargılıyoruz. Oysa tam da bu noktada kendimize dönüp bakmak, önce kendimizi değerlendirmemiz gerekir. Ve haftanın sorusu geliyor: 🙂

"Kendime ve başkalarına karşı ne kadar samimi ve dürüstüm?"

Haftanın farkındalık çalışması bu olsun, parmağınızı kendinize çevirin, kendinize odaklanın. Elinizin üstüne her gün bir "Y" harfi çizin, bu size sık sık konuşurken yalan söyleyip söylemediğinizi fark etmenizi hatırlatacaktır. Eşinize, çocuğunuza, anne-babanıza, iş arkadaşınıza, patronunuza, müdürünüze, sevgilinize, komşunuza…

Kendinizi küçük yalanlarınızla yakalarsanız "ama ben …" diye başlayan cümlelerle haklı çıkarmaya çalışmayın, bu işe yaramaz. Yalan yalandır ve enerjisi size fazlasıyla geri döner. Etrafınızdaki samimiyet ve dürüstlüğü artırmak istiyorsanız en güzel yol yalanlardan arınmaktır. Çünkü yalan, insanı hiç beklemediği yerden, mantık yürüterek bulamayacağı şekillerde vurur. Bir şey alırsınız bozuk malzeme, ürün sizi bulur, söz verip tutmayan insanlar sizi bulur, randevuya gidersiniz bekletilirsiniz, yalan söylerken yalan söylenilen, aldatırken aldatılan olursunuz… ikili ilişkilerde de aynısı olur, çiftlerden aldatıldığını söyleyen kişi mutlaka aldatmıştır ya da yalan söylemiştir. Biri kişiyle aldatmıştır, diğeri parayla ya da düşünceleriyle. Sonuçta fark etmez; enerji enerjidir ve siz onu dönüştürene kadar sizinle olmaya devam edecektir…

Samimiyet ve dürüstlükle dolu bir haftamız olsun 🙂

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

By | 1970-01-01T00:00:00+02:00 Ocak 1st, 1970|Farkındalık ve Değişim Koçluğu|Yorum Yok

About the Author:

Yorum Bırak