Bedene Sevgi

Bedene Sevgi

BEDENiNiZE NE KADAR SEVGi VERiYORSUNUZ?

Bedenlerimiz mükemmel bilgeliğiyle bizi ayakta tutmak için her şeyi yapar. Ayrıca zihnimizden geçen her düşünceye göre şekillenir. Olumsuz bir düşünce, olumsuz bir duygu yaratır ve bedeninizdeki tüm hücreler bu mesajı alarak ona uyum sağlar. Bedeninizi sevmeniz ve onun farkında olarak iletişim kurabilmeniz yaşam kalitenizi artıracaktır.

Sadece başınız ağrıdığında başınız olduğunu hatırlarsanız ya da sadece mideniz ağrıdığında mideniz olduğunu fark ederseniz, bedeninizle sadece hastalık anlarında iletişim kurmuş olursunuz. Ve bu iletişim pek de iyi değildir. Çünkü hastalık esnasında bedeninizin durumundan daha çok şikâyet eder, yakınırsınız. Oysa bedenimizin de bizim tarafımızdan sevilmeye, okşanmaya, doğal beslenmeye ihtiyacı vardır.

Bir bebek dünyaya geldiğinde ebeveyni tarafından sevilirse duygusal olarak beslenirse, anne sütüyle doğal biçimde beslenirse ve ebeveyni tarafından kucaklanırsa güzel bir gelişim süreci geçirir. Aynı şeyi yaşamımız boyunca kendi bedenlerimize de yaparsak bedenimiz de bize güzel geri dönüşümlerde bulunacaktır.

Unutmayın ki hepimiz şu an içinde bulunduğumuz bedenlerle dünyayı deneyimliyoruz. Bedenlerimize sevgiyle bakarsak, değerini bilirsek bedenimiz bunu asla karşılıksız bırakmayacaktır. iyileşme süreci ve zayıflama süreci için de bedenlerimize sevgimizi verirsek bedenlerimiz bize daha çok yardımcı olur. 

Bazen arabasına hatta cep telefonuna bile bedeninden daha fazla değer verenler olduğunu görüyorum. Cep telefonu çizilmesin, düşünce kırılmasın diye kılıflar, bakımlar yapıyorlar. Ama kendi bedenlerine bozulmasın diye hiçbir bakım yapmıyorlar.

Bugün aynanın karşısına geçin ya da yatağa uzanın tek tek bedeninizin her yerine dokunarak onu hissedin. Sevginizi sunun ve teşekkür edin, şükredin. Hatta bu egzersizi her gece yatmadan önce yapın, inanın size çok iyi gelecektir. Bedeniniz de bu sevginizi, bu ilginizi karşılıksız bırakmayacaktır.

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

By | 2013-02-12T04:41:00+02:00 Şubat 12th, 2013|Yaşam Koçluğu|Yorum Yok

About the Author:

Yorum Bırak