işe Yaramayan Duygulara Nasıl Veda Edebiliriz?

//işe Yaramayan Duygulara Nasıl Veda Edebiliriz?

işe Yaramayan Duygulara Nasıl Veda Edebiliriz?

Geçenlerde ne yazsam diye düşünürken en iyisi Instagram'daki takipçilerime sorayım dedim, sordum da 🙂 Ve sağ olsunlar bana çok güzel ilham verdiler. Onlara tekrar teşekkür ederim öncelikle.  şu anki yazı başlığım da bu konulardan biri. Evet, olumsuz bir şeyler yaşadık ve sonrasında mantıken bunun bittiğini, durumu artık arkada bıraktığımızı biliyoruz ve ileriye doğru gitmeye çalışıyoruz. Hatta mantıklı açıklamalar bile getiriyoruz duruma ama hâlâ o anıyı hatırladığımızda içimizde kötü, olumsuz duygular hissediyoruz. Nasıl kurtulacağız bu durumdan?

Öncelikle şunu fark etmemiz önemli: Duyguyu yaratan bizim olaya, duruma verdiğimiz anlamdır. içimizde nasıl bir anlamlandırma yapıyorsak öyle duygular hissediyoruz. Sonradan  yaptığımız mantıklı ya da bilinçli açıklamalar, ne kadar olumlu olsa da bilinçaltımıza durumu farklı anlatamadığımız için aynı duyguları yaşayıp duruyoruz. işin sırrı bilinçaltında değişiklik yapabilmek. Bunun için pek çok teknik var ama şu anda bir uzmana ihtiyaç duymadan kendi başınıza uygulayabileceğiniz en basitini yazacağım.

Uygulama: Size kendinizi kötü hissettiren durumun sizdeki tüm anlamlarını yazın.

Örneğin:

– Bana yalan söyledi.

– Beni değersiz hissettirdi.

– Beni kandırdı.

Sonra bunların karşısına size sağladığı faydaları yazın. Faydası yok demeyin J mutlaka vardır. Ya size bir şey öğretmiştir ya da size kendinizle ilgili bir şeyi fark ettirmiştir. Örneğin yalan söylenilmesi çoğu insana, aslında kendisini kandıran bir yapısı olduğunu fark ettiriyor. Ya insanları anlayışla karşılamadığı ya da sert tepkiler verdiği için korkuttuğunu fark edebiliyor. Ya da özgüven eksikliğini… Değersizlik hissettiren davranışlar karşısında kişi aslında özdeğer eksikliğini fark edebiliyor. Ya da kandırılma durumunda aslında bu kandırılmaya kendisinin göz yumduğunu, zemin hazırladığını,  ilgi ve algısının aslında başka bir yerde olduğunu ya da aslında kendisinin boş vermişliği olduğunu fark edebiliyor. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Hatta belki de defalarca o kişiye ya da duruma HAYIR demeniz gerekirken hep EVET dediniz (Ses çıkarmamak, görmezden gelmek de bir evet, yap, devam et anlamına gelir) ve en sonunda kendinize büyük bir HAYIR demiş oldunuz 🙂

Evet, şimdi bu yeni çıkarımlarınız sizin kazançlarınızdır. işte odaklanacağımız nokta da burasıdır. Ve bu kör noktaları bize fark ettirdiği için şimdi duruma ya da kişiye teşekkür ederek onu serbest bırakabiliriz. Artık tüm odağımızı kendimizle ilgili keşfettiğimiz kör noktaya çevirip onu aydınlık hale getirmek için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapmak olmalıdır. Bu da bizi geliştirir ve güçlendirir. Bu arada olumsuz duygular oluşturan durum artık sizde nötr bir durum oluşturur; hatta pozitif bile olabilir. Çünkü artık anlam değişti 🙂

Tabii bunu yapmak için kabul etmemiz gereken birinci kural şudur: "Her ne oluyorsa hayatımda bu durumdan payıma düşen yüzde elliden sorumluyum." Tabii bazen çok enteresan durumlar da oluyor. Mesela gerçekten durumun sizle hiç alakası yoksa (ki bundan emin olmak zordur ve çoğu zaman yanılabilirsiniz) ve gerçekten de öyleyse; bu size Tanrının lütfu olabilir. Bugün kahrolduğunuza yarın şükredebilirsiniz. Belki henüz göremediğiniz bir mucize barındırıyordur içinde 🙂  Sizi daha kötü bir şeyden koruyor ya da sizi bir hayalinize sürüklemeye çalışıyordur 🙂

Evet bugünlük de bu kadar güzel insan 🙂 ne demiştik? Uygulama şart 🙂

FARK ET, UYGULA, DEĞiş

NOT: Eğer travmatik bir durumunuz varsa bu konuda uzman bir doktora gitmelisiniz.

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

 

By | 1970-01-01T00:00:00+02:00 Ocak 1st, 1970|Yaşam Koçluğu|Yorum Yok

About the Author:

Yorum Bırak