Sen de Bir Korona Fırsatçısı Olabilirsin!

//Sen de Bir Korona Fırsatçısı Olabilirsin!

Sen de Bir Korona Fırsatçısı Olabilirsin!

“Fırsatçı” kelimesi bize anlam olarak pek hoş gelmeyebilir. Çünkü bazı fırsatçıların başkalarının zor durumlarından yararlandığını ve onlara zarar verdiğini biliriz. Ama bu herkes için geçerli değildir. Lügatta fırsatçı kelimesinin anlamı: Fırsatları iyi değerlendiren, içinde bulunduğu koşulları değerlendirmeyi bilen kimse olarak geçer. Bu bağlamda, şu an en iyi fırsatçılardan biri de sen olmalısın. Belki içinden bir ses “ne fırsatı, fırsat mı var, ortada kriz var Arzu Hanım” 🙂 diye sesleniyor olabilir. Şu an bir Korona oyununun içindeyiz ve oyundan çıkma şansımız yok, tek şansımız oyunu en iyi şekilde oynamak. Amacımız sağlıklı kalıp bu krizden fırsat yaratarak oyunu tamamlamak. Her şey gibi bu da geçecek ama geleceğimizi bu süreçte neler yaptığımız belirleyecek.

Oyunun iki kuralı var.

Birinci kural: Sağlıklı yaşam tarzına uyarak evde kalmak,

İkinci kural da: ‘’Başkalarına veya kendine zarar vermeden fırsatçılık yapmak‘’.

Evet, bu bir oyun ama çok ciddi bir oyun. Kurallar basit ama çoğu insan için kolay değil. Kolay olmamasının sebebi de:

1. Bugüne kadar alıştığımız yaşam tarzının dışına çıkmak zorunda kalmamız.

2. Kitlesel olarak yapılan algı operasyonuna maruz kalarak korku düğmelerimizin ateşlenmiş olması.

Bu yazımda, sadece birinci madde üzerinde duracağım. Yani, ev karantinası sürecinde nasıl iyi bir fırsatçı olabilirsiz. 🙂 Yarın da, korku operasyonuyla nasıl baş edebiliriz, onunla ilgili yazacağım.

Her şeyden önce kedimize soracağımız en önemli sorular:

Bu sürecin bana sağladığı fırsatlar neler olabilir?

Bu sürecin bana hediyeleri neler olabilir?

Bu süreç bana neyi öğretmek ya da neyi hatırlatmak istiyor? (En çok neyi özlüyorsan ya da en çok canın neye sıkılıyorsa o konuyla ilgili bir farkındalık – değişim yaşamalısın)

Soruları sorduktan sonra aklına gelen cevapları yaz. Kitap okumak, ders çalışmak, kişisel gelişim, meditasyon videoları seyretmek, evde yoga veya spor yapma alışkanlığı edinmek, yabancı dili geliştirmek, evi sadeleştirmek, duygu ve düşüncelerini yazmak, ilgi duyduğun bir konuda araştırma yapmak, bir hobiye başlamak …

Bunca zamandır vakit yok diye beklettiğin ve şimdi evden yapabileceğin neler varsa onları listele. Ve tabi yapmaya da başla. Bu arada yukarıdaki soruları zihninden sık sık sormaya devam ed. Sor ve bırak, cevapların üzerinde düşünme artık. Çünkü en güzel cevaplar, aklına ilham olarak ya da bir yazı, bir film gibi bir şeyle karşına çıkacak.  Soruyu sorup bıraktığında, kendi sınırlı zihninin ötesine geçerek evrensel bilincin sonsuz olasılıklar alanından destek almaya başlarsın. Ve güzel fikirler olaylar karşına çıkar , ama sen çoğu zaman bu olup biteni  “şans, ne güzel tesadüf, güzel sürpriz” diyerek anlamlandırırsın. Ama aslında bunların hepsi evrensel bilincin sana sunduğu bilinçli desteklerdir. 

Belirsizlik çoğu insanı huzursuz eder. Evet, şu an net olarak ne kadar evde kalacağımız belli değil. Aslında bu belirsizlikten ve değişmiş şartlardan korkan bizim egomuzdur. Ego bilmek ister, acı veya kötü bile olsa bilmek ister. İyi ya da kötü fark etmeden her türlü alışkanlığa bağlı kalmak ister. Bilindik bölge onun için her zaman en konforlu bölgedir. O bölge acı bile olsa :). Değişime olan direncimiz bizim değil egomuzun direncidir. Rasyonel olmayan her korku da, aynı şekilde egonun kendi yarattığı korku tünelidir.  Şu anda tüm insanlık çok büyük bir çapta egosuyla yüzleşiyor. Evde kapalı kaldıkça herkes egosuyla çok daha fazla yüzleşmeye de devam edecek. Ama bunu da fırsata çevirebiliriz. Herkesin kendi içine dönüp kendisini tanıması, ego maskelerini fark etmesi, ben kimim, bu dünyaya neden geldim, benim yaşam amacım ne olabilir, bu dünyada maddiyatın dışında başka neler var, ben dünya evimiz için neler yaptım ya da dışarıda gördüğüm kin, nefret, ayrımcılık, kıskançlık, öfke… acaba benim içimde neyin yansıması?  diye sorgulamaya başlaması, kişide zihinsel bir devrim yaratabilir. Ve bunu yaparsanız müthiş bir fırsat yaratmış olursunuz.

Şimdi milyarlarca insanın bunu yapmaya vakti var. Belki de dünya bizi buna mecbur etti. Evet, farkındalık seviyesi çok düşük olan insanlar bu sorgulamaları yapamayabilirler, ama şu anda bu yazıyı kim okuyorsa senin gibi, mutlaka bu zihinsel devrimi yapabilecek kapasiteye sahipler. Korona virüsü bize bu fırsatı sunuyor ayrıca doğanın kendi kendine temizlemesine fırsat veriyor, sağlıklı yaşam alışkanlıklarımızın gelişmesine fırsat veriyor, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın sözünün nasıl da kendi kendini vurmak olduğunun anlaşılmasına fırsat veriyor. Asıl evimizin şu an içinde olduğumuz dört duvar değil de dünya olduğunu anlamamıza, hepimizin görülmez bağlarla birbirimize bağlı olduğumuzu anlamamıza fırsatını veriyor.

Evet, şu an dünya kapitalist ve siyaset sistemi de Korona sayesinde başka fırsatçılıklar yapıyor ve yapmaya devam edecek. Oyun içinde oyuna gelme! Kendi oyununu yarat ve sen de fırsatçı ol. Şu an bulunduğun koşullarda en iyi ne yapabilirsin, bu durumun hediyesi, fırsatı ne olur? İyi düşün!   Evde kal, kendine ve başkalarına zarar vermeden fırsatı yakala! 🙂

Kendine Yaşam Koçluğu yapmak ve destek almak için sosyal medya hesaplarımı takip edebilirsin; @arzubiyikliogluofficial

Birlikte başaracağız – Dünyayı sevgi kurtaracak

Yaşam Koçu ICF PCC & NLP Uzmanı

Arzu Bıyıklıoğlu

www.arzubiyiklioglu.com

By | 2020-03-21T23:39:34+03:00 Mart 21st, 2020|Yaşam Koçluğu|Yorum Yok

About the Author:

Yorum Bırak