Yüzümüzdeki ve Beynimizdeki Kalın Çizgiler

//Yüzümüzdeki ve Beynimizdeki Kalın Çizgiler

Yüzümüzdeki ve Beynimizdeki Kalın Çizgiler

Yüzümüzdeki kalın çizgiler, hayatın bizde bıraktığı izlerdir. Kimileri güzelliklerin kimileri de acıların, kızgınlıkların izleridir. işte bu çizgilerin aynısı zihnimizde de vardır. Zihnimizdeki alışkanlıkların, anıların izleri. Her biri ayrı bir nörolojik bağlantıdır içimizde. Kalın olan bağlantılar, üstlerinden defalarca geçilmiş yollar gibidir. iki nokta arasına kalemle bir çizgi çizsen sonra da üstünden defalarca geçsen hem rengi hem hacmi genişler, hatta derinleşir, kâğıdı bile deler. işte zihnimizde tekrar eden düşünceler de böyledir. Ve o düşüncelerin bedenimize akıttığı duygular. Duygular da bedenimize titreşir acı veya tatlı. Her yanımız izlerle doludur aslında. Ama nedense insan önce yüzündeki, görselindeki izlere, kırışıklıklara takılır daha çok. Neden? Estetik kaygısı mı? Yoksa görselliğin baskınlığı mı? 

Yüzümüze, vücudumuza estetik yaptırıp ya da aynalara küsüp izleri yok edebilir, yok sayabiliriz. Peki ya zihnimizdeki izleri, bedenimizin içindeki izleri nasıl yok edeceğiz? Tabii ki yok etmek için, değiştirmek için önce farkına varmak gerekir. O defalarca aynı hatların üstünden geçen olumsuz düşünceleri, o tekrar tekrar verilen olumsuz tepkileri ve onların bedenimizde yarattığı duyguları. Aklımıza bir kişi geldiğinde onunla yaşadığımız o kötü hatırayı tekrar hatırlayıp, tekrar öfkelenmemiz aynı nörolojik bağlantının, o çizginin tekrar üstünden geçiyor olmamız demektir. Ve çizgi bir kez daha kalınlaşmıştır. Ve kalınlaşan çizgiler kuvvetlenir, kendi kendini hatırlatmaya, varlığını hissettirmeye başlar.

Aynı durum, olumlu düşünce ve anılarımız için de geçerlidir. Hani o çok sevdiğiniz ya da âşık olduğunuz kişiyi andıran bir şey gördüğünüzde içinize mutluluk, heyecan dolar ya, işte o an mutluluk hattından geçersiniz, bir daha, bir daha…

Acaba içimizde hangi çizgiler daha fazla? Küçük bir test yapmaya ne dersiniz?

Sabahtan akşama kadar her yarım saatte bir duygu durumunuzu not alın. Aklınızdan her geçen düşünceyi fark edemeyebilirsiniz, gün boyunca altmış -yetmiş düşünce akar zihinden. Bu yüzden duygu durumunuzu takip edin. O an hissettiklerimiz bize, içimizde ne tip düşüncelerin aktif olduğunun gösterir. Bir hafta sonra bir hesap yapın bakalım (çok mu fazla geldi, hadi üç gün olsun) duygu durumunuz genelde nereyi işaret ediyor? içinizde hangi çizgiler daha fazla, olumlu olanlar mı olumsuz olanlar mı?

Güzel bir hafta diliyorum 🙂

Bu arada yüzünüzdeki çizgilere de fazla takılmayın 🙂 gözlerinizin içi güldüğünde yüze gelen nur bütün izleri yok edecek kadar parlaktır .

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

By | 1970-01-01T00:00:00+02:00 Ocak 1st, 1970|Yaşam Koçluğu|Yorum Yok

About the Author:

Yorum Bırak