BENCiLLiK VE SEMPATi

BENCiLLiK VE SEMPATi

insan doğası olarak bencil midir, sempatik midir?

18. yüzyıl ingiliz filozoflarından Thomas Hobbes, insanın doğası gereği herkesin herkese karşı bir savaşı olduğunu söylemiştir. Meşhur sözü "Homo homini lupus" yani "insan insanın kurdudur" deyimi hâlâ kullanılmakta ve çoğu yerde çok anlamlı olmaktadır. Özellikle de dünyada insanın insana yaptığı aldatmaları, katliamı başka hiçbir canlının ya da doğal afetin insana bu kadar büyük ölçüde yapmadığını fark ettiğimiz her an Hobbes’u doğrulamaktayız maalesef. insan insanın kurdu ise çözüm olarak Hobbes "Leviathan" eserinde bu savaşı engelleyecek tek şeyin savaşı yapanlardan daha güçlü, daha despot bir yapay savaşçı olarak monarşist ve otoriter bir devlet anlayışını savunur.

Thomas Hobbes, açık bir şekilde insanın bencil bir varlık olduğuna, yaşamak için gerekirse kendi türdeşini ortadan kaldırabilecek yapıda olduğuna inanır. Günümüz dünyasına baktığımızda bu sözü doğrulayan pek çok örnek görüyoruz. Ama sunduğu çözümün doğruluğu tartışılır…

Diğer cepheden bakacak olursak bu egoizm temelli tezi pek çok filozof da eleştirmiştir. Tabii bu sözü eleştirmek için filozof olmamıza gerek yok 🙂 Örneğin Hume ve Adam Simith'e göre;  insanın doğal durumu sadece egoizm ve herkesin herkesle savaşı değildir. insanda onurlu erdemlere karşı takdir, övgü, sevgi duyguları da vardır. Yani insan, insana karşı doğal bir sempati duygusu da taşıyabilmektedir. Sempati duygusu sevgi ve hoşgörüyü de içinde barındırır…Ve bu duyguları aktive ettiğimizde savaşı değil barışı, ayrımı değil birliği tetikleriz…

Evet, şu an yaşadığımız dünyaya baktığımızda binlerce yıldır var olan ve hâlâ yeşeren sempati, sevgi, hoşgörü ve birliği de görebilmekteyiz. Diyebilirsiniz ki "ama bu çok daha az" acaba az mı yoksa var olanı gösteremiyor muyuz? Yoksa biz mi göremiyoruz? Belki de daha doğru olan soru, "Biz nerede duruyoruz, bencillik yanımızda mı, sevgi-sempati yanımızda mı?"

Eğer sevgi, sempati yanımızı kullandığımızı söylüyorsak günde kaç kere başkalarına karşı sıcak, içten sevgi ve yakınlık duygusu besliyoruz sorusuna güzel bir cevap da verebilmeliyiz. Ailemizden birine, komşumuza, tezgâhtara, şoföre, garsona, iş arkadaşımıza ya da kötülük yapanlara… Diğerleri bile zorken kötülük yapana nasıl sempatik olacağız, nasıl sevgi göstereceğiz değil mi? Bulan yolunu buluyor 🙂 Mesela ilkel Afrika kabilelerinden biri bunu yapabiliyor. Kabilenin üyelerinden biri yanlış, kötü bir şey yaptığında kabile, onu çember içine alıp daha önce yaptığı tüm iyilikleri, güzellikleri ona hatırlatarak tekrar kendi içindeki iyilikle bağlantı kurmasını sağlıyormuş. Çünkü inançları "insanlar iyidir fakat bazen kötü şeyler yapabilirler, bu da onların aslında yardım çığlığıdır". Anlaşılıyor ki bu ilkel kabile, iki filozofun 18. yüzyılda savunduğu şeyi bir potada eritmiş; çok daha yumuşak, sevgi dolu bir çözüm bulmuş 🙂 Kabilenin ilkel olması hoşunuza gitmeyebilir, ama biz bu çağda modernizm maskesi altında ne durumdayız acaba 🙂

Kötü dediğimiz, korku dediğimiz sevginin yokluğu… Cehennem sevgiden, Tanrıdan uzak olmak, cennet sevgiye, Tanrıya yakın durmak…

Önce içimizdeki cennete kavuşabilmemiz dileğimle 🙂

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

By | 1970-01-01T00:00:00+02:00 Ocak 1st, 1970|Farkındalık ve Değişim Koçluğu|Yorum Yok

About the Author:

Yorum Bırak